06 Şubat 2012 Pazartesi

KoruyucuHekimlik.com

KATEGORİLER

İLGİLİ WEB SİTELERİ

Atıklar

TIBBİ ATIKLAR TEHLİKELİ Mİ?

TIBBİ ATIKLAR

Prof.Dr. Ö. Faruk TEKBAŞ

Hastane Atıkları (Tıbbi Atıklar) Gerçekten Tehlikeli midir?

Hastane atıkları çoğunlukla tehlikeli olduğu düşünülen atıklardır. Özellikle AIDS ve Hepatit B gibi bulaşıcı hastalıkların ortaya çıkmasında  tıbbi atıkların rolü olduğu sanılmaktadır. Oysa bu hastalıkların bulaşma nedenleri arasında tıbbi atıklar çok az bir yüzdeyi kapsamaktadır. Kaldı ki tıbbi atık nedenli bulaşmalarda da atığın kendisi değil atık oluşum sürecinde yapılan uygulamalar sorumludur.

Atıklar çöp kutusuna/torbasına konduktan sonra topluma ya da hastane çalışanlarına zararlı olduğuna ilişkin herhangi bir bilimsel çalışma yoktur. Konuyla ilgili yapılan yüzlerce bilimsel araştırma ve yayın, sağlık kurumunda enjeksiyon yaparken iğne batması, kesici araç batması, hastanın vücut sıvılarının sağlık personelinin gözü ve ağzına gelmesi vb. tıbbi uygulamalar sırasında oluşan etkilenimlerdir (1,2,3).

 

Hastane Atığı mı? Tıbbi Atık mı?

“Hastane atıkları” terimi yanlış bir kullanımla “sağlık bakım atıkları” veya “tıbbi atıklar” terimlerinin yerine kullanılmaktadır. Doğrusu “tıbbi atık” veya “tıbbi bakım atıkları”dır. Bu terim sağlık hizmeti veren kurum ve kuruluşların hizmet esnasında ve sonrasında oluşturduğu atıkları tanımlamak için kullanılmaktadır. (4,5,6).

 

Tıbbi Atık Yakma Fırınları Gerekli mi?

Tıbbi atıkları yok etmek için yakma fırını kullanılması yanlış bir uygulamadır. Aşağıda açıklandığı gibi tıbbi atıkların hastaneden çıkan diğer atıklarla birlikte gömülmek üzere uygun atık depone alanlarına götürülmesi ve gömülmesi bütün dünyada kabul gören en uygun, en etkin, en güvenilir ve en ekonomik yöntemdir. Oysa atık yakma fırınları, birçok ekonomik ve sağlık sorunları yanında çevre sorunlarını da beraberinde getirmektedir (6)

 

Atık Yakma Fırınlarının Ne Gibi Zararı Olabilir?

Atık yakma fırını çoğunlukla sanıldığı gibi “atıkların ateşe atılması” gibi basit bir işlem değildir. Çok karmaşık teknoloji içeren yüksek ısıya dayanıklı fırınlarda yüksek enerji ve yakıt kullanarak yapılan bir işlemdir. Atık yakma fırınları profesyonel işletmelerdir. Vasıfsız bir elemana apartman kalorifer kazanını yakma işini vermek gibi algılanmamalıdır. Fırının işletimi esnasında profesyonel bir yönetim, mühendis ve uzman teknik desteği gereklidir. Gerek kullanılan yakıt, gerekse personel masrafı nedenleriyle çok pahalı uygulamalar olup ABD gibi ekonomik düzey yüksek olan bir ülkede bile yüksek maliyet nedeniyle; 1985’te Kalifornia’da 146 adet atık yakma fırını varken, 1995’te 4’e indirilmiştir (7).

Yakma işlemi; ateşle yanma ve akışkan yatak olmak üzere iki şekilde yapılabilir. Atık yakma fırınları hidrojen klorür ve dioksin gibi zehirli gazlar da dahil olmak üzere hava kirliliği sebebidir. Yüksek ısıya ulaşılamadığı durumlarda böcek ve fareler için en uygun habitat olan kömürleşmeye neden olur. Yüksek ısıya ulaşmak ise pahalıdır. Bu nedenle ideamesi zor, pahalı ve çevre kirliliğine neden olan tesislerdir.

Atıkları uygun şekilde gömebilecek toprakları bulunmayan İsviçre ve Japonya gibi ülkeler dışında hiçbir ülkede atık yakma fırınları öncelikli uygulama değildir. Diğer bütün ülkelerde toprağa gömme en çok kullanılan yöntemdir. Üstelik yakma yöntemi tercih edilse bile yanma işlemi sonucundaki kalıntıların da toprağa gömülme gereksinimi vardır.

 

Yakma Yönteminin Hiç Avantajı Yok mu?

Yakma yönteminin; patolojik ve mikrobik atıkları yok etmesi, organik atıkları inorganik hale dönüştürmesi, geniş toprak ve alan gerektirmemesi ve geride çok az katı atık bırakması (4,8,9) gibi avantajları olmakla birlikte yukarda sayılan dezavantajları nedeniyle öncelikli yok etme yöntemi olarak tercih edilmez, edilmemelidir.

Ancak, güvenlik nedeniyle askeri amaçlı tesislerde, gemilerde ve izole edilmiş özel amaçlı mekan ve binalarda yakma yöntemi tercih edilebilir.

Atıkları yakarken ortaya çıkan enerjiyi başka şekillerde ısınma, vb. kullanarak enerji tasarrufu yapılabileceği iddiaları tamamen yanlıştır. Fırını işletebilmek için kullanılması gereken yakıtın yanında, atıkların yanmasıyla ortaya çıkacak enerjinin sözü dahi edilemez.

 

En Uygun Atık Yok Etme Yöntemi: “GÖMME”

Gerek tıbbi atıklar gerekse evsel atıklar için en uygun yok etme yöntemi olan gömme yöntemi belirli kuralları olan bir işlemdir. Bu yöntem çağ dışı ve basit gibi görünüyor olsa da, halen en ucuz, en etkin, en pratik yöntemdir. Çöpler zaman içinde toprağın içindeki bakteriler tarafından yavaş yavaş parçalanır (4, 5, 9).

Başıboş hayvanların girmemesi, izinsiz hiç kimsenin girmemesi için çöplük alanının  etrafı çevrilmiş olmalıdır. Çöplükler; kentsel alandan yeterince uzakta kurulmuş olmalı, kentin gelecekte genişlemesi muhtemel yönünde kurulmamalı, yer altı ve yer üstü su yolları ve su kaynaklarından uzakta kurulmalı, toprak yapısı geçirgen olmayan bir arazi üzerinde kurulmalı ilaveten zemin geçirgen olmayan bir malzeme ile kaplandıktan sonra birikebilecek yağmur ve sızıntı suları için zemine toplama kanalları döşenmeli, bu sular toplandıktan sonra çöplüğün hemen yanında kurulacak bir sıvı arıtım tesisinde arıtılmalıdır.

 Eğer bu temel kurallara uyulmazsa bu işleme “gömme yöntemi” değil “toprağa dökme” veya “vahşi çöplük” demek daha doğru olur. Oysa “gömme işlemi; belediye veya yerel yönetimlerin kontrolünde, sertifikalı, izinli, özel ve çevresi korunaklı alanlarda yapılır.

Gömme işlemi “Aerobik” veya “Anaerobik” şekilde uygulanabilir. Aerobik gömme işlemi yeraltı sularının kontaminasyonu gibi riskler taşırken, anaerobik gömme işlemi metan, H2S, NH3 ve CO2 gibi bazı gazların oluşumuna; patlama, kontaminasyon ve kötü kokulara neden olabilmektedir. Gömme işlemi uygulanırken sandviç yöntemi ile bir tabaka atık bir tabaka toprak olmak üzere üst üste birkaç kez tekrarlanabilen gömme işlemi uygulanır. En üstteki tabaka en az 60 cm. kalınlığında toprakla örtülmelidir. Çöplerin üzeri haftada bir toprakla örtülmelidir. Yani bir çöplük alanına girildiğinde en fazla bir hafta süreyle toprak üzerine bırakılmış ve henüz örtülmemiş çöpler açıkta görülebilir. Ülkemizde uygun şekilde inşa edilmiş ve belediye kontrolündeki çöplükler birçok ilimizde bulunmakla birlikte “vahşi çöplük” olarak atıkların toprağa döküldüğü çöplükleri olan illerimiz de vardır.

 

Hastane atıkları evimizdeki atıklara göre fazladan hangi riskleri taşır?

Aslında sağlık hizmeti veren bir kuruluşun atıkları içerik bakımından farklı gibi görünse de olası riskleri ve mikrobik hastalıkları yayma-bulaştırma özelliği açısından evsel atıklardan farklı değildir. Daha da ötesinde hastane atıklarının evsel atıklardan daha tehlikeli ve riskli olduğunu bildiren herhangi bir kaynak bulunmamaktadır (10, 11, 12).

Hastane atıkları, hastalık bulaştırma ve mikroorganizma yükü açısından evimizdeki atıklardan farklı değildir. Evsel atıklar arasında tehlikeli maddeler olabildiği gibi hastane atıkları arasında zararsız maddeler olabilir. Bu nedenle atıklar; evsel atıklar, hastane atıkları, sanayi atıkları... vb. şeklinde sınıflandırılmaz. Bunun yerine; özel bazı atıklar hariç tutulursa genel olarak tehlikeli olanlar ve olmayanlar şeklinde ikiye ayırarak gruplanırlar (13). Tehlikeli Atıklar; yanıcı, parlayıcı, koroziv, yakıcı, reaktif ve toksik atıklar olup, daha çok endüstriyel nitelikli atıklardır. (6,7,12). Tıbbi atıklar içinde tehlikeli olanlar çok küçük bir miktardır (14).

 

Tıbbi atıklar terimi, hastaneden kaynaklanan tüm atıkları kapsayıcı biçimde ele alındığında evsel atıklarla karşılaştırılabilir özellikteki tüm atıklarda buna dahil edilmektedir. Tablo 1 deki sıralama bu açıdan fikir verebilecektir:

 

Tablo 1. Evsel atıklar ve Hastane atıklarının karşılaştırılması

 

Kirleticilik Düzeyi

Evsel atıklar

Hastane atıkları

Düşük-Çok az

Yemek artıkları

Yemek artıkları

Basit tamirat artıkları

Tamirat artıkları

Kırık cam, kağıt vb.

Kırık cam, kağıt vb.

Ev süprüntüleri

Hastane süprüntüleri (Evden az)

Orta

Çocuk bezleri veya kirli kağıtlar

Kirli kağıtlar

Tuvalet kağıtları

Tuvalet kağıtları

Yüksek

Kümes hayvanlarının iç organları

Pansuman malzemeleri

Fare, böcek ölüleri

Serum şişesi,

Sakatat ve balık artığı

Sondalar, plastik malzeme

Tehlikeli Atık

Bulunmamaktadır

Bulunmamaktadır

 

 

Tablodan da görüleceği üzere hastanedeki her bir atığa karşılık olarak bulaştırıcılık ve olası riskleri yönüyle bir evsel atık bulunabilir. Bir çok kaynak; hastane atıklarını okul, hastane, hapishane vb. nin atıkları ile bir arada gruplandırmakta ve tehlike riskini ticari atıklarla aynı olarak almaktadır.

Sağlık hizmeti veren bir çok kurum ve kuruluştan bu tip atıklar çıkabilir. Gelişmiş ülkelerde tıbbi kuruluşlardan her yıl yarım milyon ton atık üretimine yol açmakta hastaneler atık üretimine neden olan kuruluşların sadece %2 sini oluştururken tıbbi atıkların  %77 sini  üretmektedir. Hekimlik uygulamalarının tek kullanımlık malzemeye bağımlı kalması oranında bu atık miktarı artmaktadır.

İnsan veya hayvanların sağlığı ile ilgili olarak yapılan uygulamalarda ortaya çıkan tıbbi atıklar içinde toplum ve çevre sağlığı açısından önemli olanlarından başlıcaları; enfeksiyon etkeni olabilecek mikroorganizmalar, serumlar, araştırma amacıyla kullanılan toksin ve antijenler, laboratuarlarda özel besiyerlerinde üretilmiş mikroorganizmalar, enjektör, bisturi ve cam kırıkları gibi kesici delici araçlardır. Bu atıklar elbette güvenilir bir şekilde toplanmalı, uzaklaştırılmalı ve zararsızlandırılmalıdır. Ancak bu işlemler sırasında evsel atıkların bertarafında kullanılan ilkeler esas alındığında atık yönetiminin en uygun bir şekilde yapılmış olduğu görülecektir. Bu noktada çoğunlukla yapılan hata şu soruyla başlar:

 

“Eğer tıbbi atıkları da evsel atıklar gibi bertaraf edersek sorunlar çıkmaz mı?”

Bu soru ile yanlış bir uygulamayı referans olarak alma yanılgısına düşüldüğü unutulmamalıdır. Eğer evsel atıklar olması gerektiği gibi zararsızlandırılsaydı bu yöntemin hastane atıkları için de uygulanabileceğini uygulamalı olarak görmüş olurduk. Bir başka bakış açısından evsel atıklarımızın çoğunlukla uygun yok edilmediğini bu nedenle evsel atıkların toplum ve çevre için sağlık riskleri taşıdığını söyleyebiliriz.

Tıbbi atıklarının temel sağlık riski, genel toplum için değil, hastanede bunları kullanan ve atıklarla ilişkili olan sağlık meslek mensuplarının riskidir. Hatta hastanede görev yapan ancak görevleri gereği kan ve vücut sıvılarıyla temas etmeyen sekreter, kayıt memuru gibi personel için normal toplumdan farklı bir risk söz konusu değildir (3, 15).

Bütün bu gerçekler, tıbbi atıkların herhangi bir risk oluşturmadığı ve atık yönetiminin başıboş bırakılması anlamına gelmez. Evsel katı atıklar ile insanlarda görülen 22 hastalığın ilişkisi saptanmıştır (16,17). Bu nedenle evsel atıklar da uygun özellikleri taşıyan gömme alanlarında bertaraf edilmelidir.

İşlenmiş tıbbi atıkların diğer atıklarla aynı riske sahip olduğu,  herhangi bir işleme tabi tutulmaksızın bırakılan tıbbi atıkların ise olası çok az risk taşıdığı bir çok bilimsel kaynakta belirtilmektedir. Çünkü patojen etkenlerin toprakta ve doğal ortamda yaşamaları olası değildir. Tıbbi atıkların yakılmasıyla ilgili çevresel kirlilik riski eğer tekniğine uygun yakma işlemi sağlanmayacak olursa çok daha yüksektir (4). Bu nedenle tıbbi atıkların yönetimine yönelik uygulamalar hastane çalışanlarının bilinçlendirilmesi ve korunmasına yönelik uygulamalara odaklanmalıdır. Çünkü hastane dışına çıkarılmış tıbbi atıklar, kentsel atıkların uygun bir şekilde bertaraf edildiği bir kentte evsel atıklarla birlikte zararsızlandırılabilir ve bu durum toplum sağlığı açısından herhangi bir sorun oluşturmaz.

Toplumun en büyük endişelerinden birisi hepatitis-B ve HIV gibi virüslerin tıbbi atıklarla yayılmasıdır. Ancak iş sağlığı ve çevre hekimliği ile ilgili kaynaklar hastane dışına bırakılan atıklarda bu hastalıkların yayılma olasılığının çok düşük bir olasılık olduğunu belirtmektedir

 

 

KAYNAKLAR:

1.  Lois Anne Addison, Paul M.Fischer, The Office Laboratory, Appleton &Lange, Second ed., East Norwalk, 1990.)

2. Akalın HE, Akova M. Sağlık personelinin işle ilgili enfeksiyon hastalıkları riski. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Mezunları Derneği yayınları No:2. Ankara . 25-34. 1991

3. CDC. Update. Univerrsal precautions for prevention of transmission o human deficiency virus, hepatitis B virus, and otker bloodborne pathogens in health acarew settings. MMWR. 1998. 37: 377-388

4. Koren H., Bisesi M. Handbook of Environmental Health and Safety Principles and Practices. 3 rd ed. Vol.I, II. Lewis Pub. CRC press. 1996.

5. Maxcy-Rosenau-Last. Public Health and Preventive Medicine. Appleton&Lange, Stamford, Connecticut. 4 th. Ed. 1998.

6. Güler Ç., Tekbaş ÖF., Vaizoğlu SA., Çobanoğlu Z. HastanelerdeÇevre Sağlığ Sorunları ve Tıbbi Atık Yönetimi. Sağlık Çalışanlarını Sağlığı 1. Ulusal Kongresi, 26-28 Kasım 1999. özet kitabı: s:108. Ankara. 

7. Güler Ç. Çobanoğlu Z. Hastanede Çevre Sağlığı Önlemleri ve Hastane Atıkları. Çevre Sağlığı Temel Kaynak Dizisi No. 51. TC Sağlık  Bakanlığı Sağlık Projesi Genel Koordinatörlüğü, TC Sağlık Bakanlığı, Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, ISBN 975-8088-70-X, Ankara 1997.

8. Yassi A., Kjellström T., Kok T., Guidotti T. Basic Environmental Health. Oxford University Press. 2001.

9. Lanoix JN., Roy ML. Sağlık Teknisyeninin El Kitabı. Çev.:Benli D. WHO- Hacettepe Üniv. Tıp. Fak Halk Sağlığ AD. 1988.

10.Franklin A., “Solid waste stream characteristics”, Ed. Tchobanoglous G., Kreith F., Hand Book of Solid Waste Mamagement, Second Edition, McGraw-Hill, 2002, sf: 5.1,5.2

11. Tchobanoglous, G.; Theisen, H.,Vigil, S.Integrated Solid Waste Management,  McGraw Hill Inc., New York, 1993.

12. Güler Ç. Tıbbi atık yönetimi Çevre Sağlığı Temel Kaynak Dizisi No. 22, TC Sağlık  Bakanlığı Sağlık Projesi Genel Koordinatörlüğü, TC Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, ISBN 975-7572-47-0, Ankara 1994.

13.Suk W. A., “Solid and Radioactive Waste Disposal”, Ed: Wallace R. B., Maxcy-Rosenau-Last Public Health and Preventive Medicine, fourteenth edition, Appleton & Lange, 1998, Sf: 765,767

14. WHO European Centre for Environment and Health, Concern for Europe’s Tomorrow: Health and the Environment in the WHO European Region, World Health Organisation, 1995, Sf: 223,226

15. Akova M. Sağlık Personeline kan yoluyla bulaşan viral enfeksiyonlar ve korunmak için alınacak önlemler. Sağlık Çalışanlarını Sağlığı 1. Ulusal Kongresi, 26-28 Kasım 1999. özet kitabı: s:48. Ankara.   

16. Vesilind A.,  Weiner RF., Peirce J.J. Environmental Pollution and Control, Second Edition, Sf: 153,155. Publisher: Butterworth-Heinemann, 1990.

17.WHO European Centre for Environment and Health, Concern for Europe’s Tomorrow: Health and the Environment in the WHO European Region, World Health Organisation, 1995, Sf: 232

18.“Katı Atık Denetimi Alt Komisyonu Raporu”, DPT VIII. Beş Yıllık Kalkınma Planı (2001-2005), İçme suyu, kanalizasyon, arıtma sistemleri ve katı atık denetimi özel ihtisas komisyonu raporu, DPT:2503 – ÖİK:524, Sf:90,101

 

Bu yazı 11/06/2010 tarihinde eklenmiştir.

Bu yazı toplam 1538 kez okunmuştur.

GELENEKSEL KORUYUCU HEKİMLİK GÜNLERİ

Su ve Sağlık Sempozyumu
(20-22 Mayıs 2010)

Sonuç Bildirgesi

Sunumlar



En İyi Tasarımlar